Yemek yapmayı bir "sanat", aşçıyı ise "ideal lezzetin peşinde koşan bir sanatçı" olarak tanımlayan Maksut, annelerimizden ve anneannelerimizden miras kalan geleneksel tarif ve pişirme tekniklerini günümüz yeme-içme anlayışına uyarlayarak Türk mutfağının klasik lezzetlerine çağdaş yorumlar katıyor.